Tribüne gitmemek için tek bahane olabilir
UZAY GÖKERMAN

UZAY GÖKERMAN

Tribüne gitmemek için tek bahane olabilir

07 Temmuz 2017 - 16:15

1. Aykut Kocaman Valbuena'yı takımın motivasyon unsuru olarak kullanıp yeni bir Kuyt yaratmak istiyor. Valbuena bu açığı kapatır mı..

Son iki sezon Fenerbahçe takımında Kuyt ve Emre Belözoğlu olsaydı takımın havası da aldığı sonuçları da bambaşka olurdu. Ülkemizde yaş olayı çok abartılıyor. Özellikle 33 yaşına gelmiş oyuncuya işi bitmiş gözüyle bakılıyor ki Kuyt 2012'de Fenerbahçe'ye gelirken benzer şeyler konuşulmuştu. Çok yerleşik bir ezber var; takımın gençleştirilmesi. Salih, Alper, Ozan gibi genç oyuncuların hangi aşamalardan geçmek zorunda kaldıklarını görüyoruz. Üzerlerine yüklenen büyük beklenti altında ezildiler. Sonra da çok ağır eleştiriye uğradılar. Biz bir Almanya değiliz, sürekli jenerasyon yaratamıyoruz. Üstelik doğru bir futbol ekolümüz de yok. O zaman mevcutlardan bir takım kurmak kalıyor geriye. 

Aykut Kocaman 2010'daki gibi gelmedi takımın başına; artık Hocayı tanıyoruz, biliyoruz ve çok güveniyoruz. O da tecrübe kazandı. Antrenman sahasındaki duruşu, verdiği fotoğraflar çok güçlü, karizmatik! Aykut Kocaman'ın Avrupa ve özellikle Fransa futbolunu çok iyi takip ettiğini biliyoruz. Valbuena'yı da yakından tanıyor zaten. Bir bütün halinde kafasındaki plana uygun transferler yapılıyor. 

2. Emre Mor transfer edilirse Fenerbahçe'de başarılı olur mu.. 

Tarih boyunca Fenerbahçe'nin başarısız olduğu sezonların hemen sonrasında önemli transferler görürüz. Fenerbahçe'nin buna ihtiyacı var mı; evet var. Çünkü takım her ne kadar kaliteli de olsa yoruldu, taraftar da zaten yeni yüzler talep ediyor. Buna sessiz kalamıyorsunuz. Emre Mor Milli Takım'da parlayan genç bir yetenek olarak kamuoyunun ilgisini çekti. Hızı, dar alanda yaptığı yaratıcı hareketleri Fenerbahçe taraftarının coşkusuyla birleştiğinde hiç kimsenin tahmin edemeyeceği bir şeye dönüşebilir.

3. Volkan'la sözleşme uzatıldı ve Kameni alındı. Kalede sorun kalmadı diyebilir miyiz..

Fenerbahçe fiili olarak 6 senedir büyük bir kuşatılmışlık, saldırı altında ve bunda da bazı simge futbolcular hedefe alınmış görünüyor. Bu bizim futbol dünyamızın aynı zamanda iki yüzlü tutumudur. Volkan, Ali Sami Yen Kompleksi'nde kasıtlı, bilerek, planlı ve ırkçı bir provokasyona uğradı. Şükrü Saraçoğlu'nda bir iki muz gördükleri için ortalığı ayağa kaldıranlar bu durumu ve sonrasındaki olayları hep Fenerbahçe ve Volkan Demirel aleyhine kullandılar. Volkan Demirel, Emre Belözoğlu gibi isimler bu süreçte ön planda oldu. Kendilerince bir duruş sergilediler. Bir çok olayda kaypakça tutum sergileyen spor kamuoyunun bazı bilindik karakterleri de bunun üzerinden Volkan Demirel'e salladı durdu. Hiç kolay değildi. Olmadığını bu süreci yaşayıp takımdan kaçanlardan biliyoruz. 

Volkan Demirel hem yıprandı hem de yaşlandı. Kuşkusuz zaman zaman bu yükü taşırken zorlandı. Empati yapabilirsek anlayabiliriz ancak. Bu nedenle Volkan Demirel'e en az onun ayarında bir yardımcı bulmak gerekiyordu. Fenerbahçe geçen sezon çok basit goller yedi. Umarım bu sene gol olması gereken toplar dışında gol görmez. Fenerbahçe'nin en az bir kaç sene kaleci sorunu çözülmüş görünüyor. 

4. Hazırlık maçlarında hayli iddialı takımlarla oynanacak ve UEFA Avrupa Ligi önelemeleri başlayacak. Hazırlık maçlarındaki rakipleri nasıl değerlendiriyorsun..

Fenerbahçe'nin ne yapacağını çok iyi bilen bir teknik direktörü var. Son 15 senede Fenerbahçe çok tecrübe kazandı, biriktirdi. Sıfırdan başlayan bir takım yok. Takımın ana omurgası üç aşağı beş yukarı nasıl oynayacağı biliniyor. Hazırlık maçlarını büyük bir merak ve heyecan ile bekliyorum. Fenerbahçe'nin ismine ve kalitesine uygun rakipler. Kuşkusuz sihirli bir el yok. Spor böyle bir şey değil. Fenerbahçe Basketbol takımı geçen sezonu Euroleague'de 5. sırada tamamladı ve çok kötü maçlar da oynadı. Ama sonunda şampiyon oldu. Çünkü spor böyle bir şeydir. 

5. Yeni formaları beğendin mi..

Fenerbahçe'nin basketboldaki rengi sarı olarak tescillendi ve geçen sezon o renk Fenerbahçe'ye hem uğur getirdi hem de büyük bir sinerji yarattı; bu nedenle o renk sarının futbol takımının da forması haline getirilmesi, özellikle 1970'li yılların sonu ve 80'lerin başını yaşamış biz futbolseverler için güzel bir sürpriz ve nostalji oldu. Ben çok beğendim. Fenerbahçe'nin klasik çubuklu formasına hiç dokunmadan her sene giyilmesi de çok önemli bir gelenek. 

6. Tribüne daha fazla taraftar çekmek için neler gerekiyor..

Fenerbahçe'nin taraftar çekmesi için yapması gereken bir şey yok; Fenerbahçe'nin olduğu ve çağırdığı her yerde olmak gerekiyor ya da biz böyle öğrendik. Bir taraftarın tribüne gitmemek için tek bir bahanesi olabilir; ekonomisi müsait değildir. Geçen sezon Fenerbahçe'nin taraftarı tribünlerde olsaydı iç sahada o kadar kaybedilmiş maç, 21 puan olmazdı ve yarışın sonuna kadar içinde olunurdu. 

Fenerbahçe her maçına 12 kişi çıkar; 11'i saha içindedir, 12 numara tribündedir. 

Bu diğer takımlar için geçerli midir; kuşkusuz öyledir ancak bazı takımların 13, 14 kişi olduğunu da görüyoruz. Öyle olunca  da 11 kişi yetmiyor. 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Nabil bey
    2 ay önce
    Aptal olmayan herkes bilir ki.. heyecan yaratacak takım yoksa taraftar gitmemekte hakli. 10 numara lazım
  • Süreyya Uluca
    2 ay önce
    Kaleminiz sağlık. Şampiyon Fenerbahçe

Son Yazılar