☰
✕

Aziz Yıldırım'dan stat açıklaması

ABONE OL

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Olağan Yüksek Divan Kurulu toplantısında açıklamalarda bulundu. Yıldırım, teknik direktör İsmail Kartal ve stadyumun taşınma ihtimaline dair konuştu.

Fenerbahçe Kulübü Olağan Yüksek Divan Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Kalamış'taki Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde yapılan kurulda açıklamalarda bulunan başkan Aziz Yıldırım, Stat konusuyla ilgili ve İsmail Kartal'ın geleceği ile ilgili konuştu.

İşte Yıldırım'ın sözleri;

2010-11 sezonu hatırlatması

Bugün ligde herhangi bir kopma var mı? Bizim üzüleceğimiz bir durum var mı? 2010 yılının aralık ayında devlet büyüklerinden birisi benimle konuştu, 'Ne olacak bu Fenerbahçe'nin hali?' dedi, 'Şampiyon olacağız.' dedim. 2010 yılının aralık ayında 8-9 puan farkla gerideyken şampiyon olacağımızı söylemiştim, 2011'de şampiyon olduk. Şimdi yine söylüyorum, biz bu sene şampiyon olacağız. İnanın.

"Borçlana borçlana bu iş yürümez"

Ali Bey'le görüşeceğim. Onun da fikrini aldıktan sonra bazı çalışmalarımız olacak. Burayı hayata geçirmek, oyuncu yetiştirmek lazım. Fenerbahçe nasıl iyi bir ortama girer diye düşünüyoruz. Futbolcu transferleri artık 100 milyon, 150 milyon avro seviyesine gidecek. Bu kulüp bunu kaldıramaz. Borçlana borçlana bu iş yürümez, en sonunda devlet 'Kulübü sat.' der.

İsmail Kartal ve Slavia Prag maçı açıklaması

Olabilir, futbol bu. Aston Villa'dan 6 gol yedik, yemememiz lazım. Oyuncu bireysel hata yapmış, bu hataların sonucu 3 gol yemişiz. Ama olabilir, hatadır. Ben bütün Türkiye'yi gezip 'Fenerbahçe'yi şampiyon yapacağım' dedim. Sonrasında 'Biz Şampiyonlar Ligi'ne katılmalıyız' dedim. 18 yıl sonra katıldık. Bu katılımdan dolayı 26 milyon avro kulübe para geldi. Bundan sonra 10 milyona yakın para gelir. Bunların hepsi kulübe harcanacak. Biz kulübe borç vermedik, sponsorluk verdik. Geri alınacak para değil bunlar. 18 senedir Şampiyonlar Ligi'ne katılmayan bir takım, lige katıldı diye herkes mutsuz. İsmail Kartal benim kafamda yoktu, Aykut Kocaman'ı getirmemek için her toplantıda laf söylemediniz mi? İsmail Kartal'ı getirin demediniz mi? Ne istiyorsunuz? Mayıs ayı geldiğinde başarısızsa, benim gelmeyeceğim gibi bir daha buraya gelemez.

"Galatasaray'ı yeneriz"

Liverpool gelecek, onu yeneriz. Pazartesi Galatasaray'ı yeneriz 1. ya da 2. oluruz. Olabiliriz. Daum döneminde 11 puan geriye düşmüştük. Sonra Beşiktaş'ı gidip deplasmanda yendik, şampiyon olduk. Ben inanmadığım, yapamayacağım şeyleri söylemem. Slavia Prag maçında tribünler 'İsmail Kartal istifa' diye bağırdı. İsmail Kartal'ı ben göndermem. Kendisi gitmek istemediği sürece ben yollamayacağım. Sekiz senedir niye hesap sormadınız? Bir maçta berabere kalınca herkes ayağa kalktı, 8 senede neredeydi bağıranlar? Adam Lyon'u yendi herkes methiyeler düzdü. Biz gelip 'Şampiyonlar Ligi'nde şampiyon olacağız' mı dedik? Tek bir Fenerbahçe var, bunu kafalarına soksunlar.

Stadyum taşınacak mı?

Bir stat meselesi var. Bizden önceki ve ondan önceki yönetimin içinden bazı insanlar devletle diyaloğa girmişler. Türkiye ile İtalya, 2032 Avrupa Şampiyonası'nı birlikte yapacak. Devlet, final maçının Türkiye'de oynanmasını istiyor. 75 bin kişilik bir statta bunun yapılması için çalışma yapıyorlar. Mevcut stadın büyütülmesiyle ilgili Nihat Özbağı projeleri hazırladı. Hem Gençlik ve Spor Bakanlığına hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına verdik. Bunu hızlandırmak için Ankara'ya gittik. Sayın Bakan'la oturduk konuştuk. Bu konu tekrar açıldı. Bize 'Arzu ederseniz bu stadı size tahsis edelim, siz Kadıköy'den çıkıp buraya gelin' dediler. 'Ben Fenerbahçe'nin menfaatine olmayan bir şeye evet demem' dedim. Ancak menfaat görürsem bunu kongreye götürürüm. Kongrede ne olur bilemem. Bu şekilde konuştuk. Onlar bir hazırlık yapıyorlar. Bu konuşma sırasında menfaatlerimizin olması gerektiğini ifade ettim. Ben bir şey almak için devletle hiçbir zaman pazarlık yapmadım. Bu kulübe ilk başkan olduğumda param çoktu. 1999 yılında 30 milyon dolar para verdim. Ben başkanlığı bıraktığım zaman arabalar satarak, şirketimdeki insanların maaşlarını ödedim. Bir gün devletten bir şey istemedim. 1996'da Türkiye'nin en büyük projesine imza atmıştım. Bugün de 8 yıl dışarıda kaldım, her yerde saygı gördüm. Hiçbir gün menfaat ilişkim olmadı. Ben 'Bana iş verin, stadı şöyle yaparım' diyecek bir şerefsiz değilim. Kamuoyundaki olumsuz havayı yenerek bunu bir raya oturtalım. Allah, Fenerbahçe'nin yardımcısı olsun.