Beşiktaş Başkanı, Şansal Büyüka'ya verdiğ röportajda çarpıcı açıklamalar yaparken, Galatasaray'ın derbinin pazartesi oynanması konusundaki itirazına sert çıktı
Beşiktaş Başkanı, Şansal Büyüka’ya verdiğ röportajda çarpıcı açıklamalar yaparken, Galatasaray’ın derbinin pazartesi oynanması konusundaki itirazına sert çıktı.
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, beIN Sports’ta katıldığı Derbi Özel programında, Şansal Büyüka’nın sorularını yanıtladı. Vodafone Arena Stadı’nda yapılan söyleşide Beşiktaş’ın UEFA Kupası’nda final oynama ihtimalinden olaylı Fenerbahçe derbisine, Galatasaray’ın açıklamalarından takımdaki futbolculara kadar birçok konuda konuşan Fikret Orman zaman zaman sert ifadeler kullandı. İşte Şansal Büyüka’nın soruları ve Fikret Orman’ın açıklamaları: - Bugün Avrupa Ligi’nde kura çekimi var, gönlünüzden geçen bir takım var mıdır acaba? “İki sezon önce Liverpool’u geçtiğimiz zaman kurada Brugge çıkınca o günlerde bir hesap yapmıştım, çok da sevinmiştim. O bir hataydı bence. Hayırlısı neyse o olsun... Sezon başında biz bir de Şampiyonlar Ligi kurası çektik. O zaman karşımızda Barcelona, Real Madrid gibi Avrupa’nın bütün büyük takımları vardı. Onlara bakınca bu 16 tabii daha sempatik geliyor. “ŞU ANDAKİ TAKIMLAR DAHA SEMPATİK” Grupta Napoli, Benfica, Dinamo Kiev’le oynadık. Şu andaki takımlara bakınca daha sempatik geliyor. Hayırlısı Allah’tan…. Beşiktaş büyük kulüp. Eğer büyük kulüpse rakip ne olursa olsun elinden geleni yapacak ve gidebildiği kadar gidecektir. Artık yavaş yavaş bazı oturan dengelerimiz var. Ben hep söyledim, biz bu tesisleri falan bu başarılar için yapıyoruz. İnşallah buraya bir UEFA Kupası getirmeyi Allah nasip etsin bize.” - Böyle bir umudu, gerçekçiliği taşıyor musunuz bu sene için içinizde? “M.United’ı dışında bırakıyorum, 600-650 milyon Euro’luk bütçeyle oynayan dünya devi bir kulüp. Ama diğer takımlara baktığınız zaman; bizden az seyircileri var, bizim kadar bütçeleri var yok gibi, bizim kadar eski bir kulüp değiller, bizim kadar iyi oyuncuları yok, bizim kadar tutkulu bir taraftarları yok böyle bir statları yok. Niye olmasın? Olması lazım Türkiye’nin o aşağılık kompleksinden kurtulması lazım. “KUPA GETİREMEMEK BİZİM AYIBIMIZ” Galatasaray’ın 2000 senesindeki o başarı o zamanın şartları içerisinde hakikaten büyük bir başarıydı. Ama Türkiye’deki kulüplerin, hepimiz dahil olmak üzere, büyük ayıbıdır 2000’den bu yana Türkiye’ye bir kupa getirememek, finaller oynayamamak, bu kendi camiam için de bütün camialar için de aynı şeyi söylüyorum. Yani neden olmasın ki, kimler aldı bu kupaları?” - Son dönemlerde şöyle bir algı ya da iddia var, Galatasaray ve Fenerbahçe hakemlerden yana bu sene çok çekti, hakemler aynı hataları Beşiktaş’a yapmıyorlar. Bu dillendiriliyor da açıklamalar da yapılıyor bu konuda… “Bir rakibimizle 7, bir rakibimizle 10 puan farkımız var. Onlar şu anda bizim önümüzde olmuş olsalardı hiç bu konulara girmezlerdi. Şimdi iki tane şey var, hakemlerle alakalı iki tane açıklama yöntemi var. Bir tanesi algı yaratmak, baskı yaratmak maç öncesi, maç sonrası… İkincisi de taraftar baskısından… “BEŞİKTAŞ KARABÜK’E YENİLMEZ” Netice itibariyle biz büyük camiaları yönetiyoruz. Taraftar da işte ben de geldiğimde en çok gördüğüm baskı oydu. Hakkı yeniliyor masaya vurun, bağırın falan diye… Ben de o zaman da aynı şeyi söyledim, bunlar bir yöntem değil, biz işimizi iyi yapacağız. Yani Beşiktaş’ın Karabük’e yenilmesi… Karabük kötü bir takım mı, değil. Çok iyi bir takım ama Beşiktaş’tan iyi bir takım mı, hayır. Beşiktaş Karabük’e yenilmez. O günkü maçta iki tane gol ofsayttı evet. Penaltımız verilmedi evet ama Beşiktaş’ın yenmesi lazımdı. Maça baktığımız zaman siz de seyretiniz, Beşiktaş iyi miydi, değildi? Şimdi iyi olmayan Beşiktaş’ı hakeme refere etmenin ne manası var? En kolaycı iş. Yönetici üzerinden topu atsın, futbolcu üzerinden topu atsın. E, futbolcu parayı alırken hiç topu atmıyor. Profesyonel bir iş bu. Profesyonelse herkes işini yapacak. “ESKİDEN GELEN ALIŞKANLIKLAR…” Şimdi kulüpler de ne yapıyorlar, alışmışlar, algı yaratma, başarısızlıkları bir yere refere etme, eskiden gelen alışkanlıklar, bir şeyler çıkartmalar falan... Yemiyor artık bunu. Beşiktaşlısı yemiyor, Fenerlisi yemiyor, Galatasarylısı yemiyor, Trabzonlusu yemiyor. Yemiyor yani, bu yapılanları gördü çünkü. Palavra bunlar. Hakemler hata yapıyor mu yapıyor. Sezon başından bu yana her maçımızda hata vardı. Hepsi aleyhimizdeydi. Mesela Beşiktaş Fenerbahçe maçında hakem hatası var mıydı vardı. Ali Palabıyık çok kötü maç yönetti. Orda kırmızı kartlar, hepsi kötüydü. Ama evinde oynuyorsun, niye bu kadar tansiyon yükseliyor? Sakin oynayacaktık. Şampiyonlar Ligi’nde final oynamayı UEFA Kupası’nı almayı hedef tutan bir takım böyle şeylere gelir mi? Oyuncular kötü niyetli olabilir mi, olabilir. Hakem hata yapabilir mi, yapabilir. Bizim gibi bir kulübün profesyonel yapısının bunlara hazırlıklı olması lazımdı - Şenol Hoca’nın orada futbolclarla muhatap olması falan sizi rahatsız etti mi? Maç sonrası bu görüntülerde olmamalıydık gibi bir ifadeniz oldu çünkü… “Olmamalıydık… Beşiktaş stadyumu, Beşiktaş centilmenliği, Beşiktaş efendiliği. Şenol Hoca da benim gibi Karadenizli, Laz bir adam. Bizim reaksiyonlarımız bir biraz farklı oluyor. “FENERBAHÇE DERBİDE PLANLIYDI” Orada işte çok planlıydı. Fenerbahçe oyuncuları da planlıydı. O olaya gelecek olursak bu kadar atmosferi yüksek ve kırmızı kartlar çıkan bir yerde oyuncular, özellikle rakip oyuncular maç bittiği zaman hemen soyunma odasına gitmek ister. Benim hocam şurada duruyor oyuncular geliyor hocama doğru. Ne alakası var? Yani Fenerbahçeli oyuncuların benim hocama doğru gelmesinin ne alakası var? Ortada elektrik yaratılması gibi bir şey vardı. Ama bizim de, Şenol Hoca’nın da, bütün ekibimizin de buna sebep vermemesi lazımdı. Her seferinde söylüyorum, başkalarının hata yapması bizim hata yapmamız için bir sebep değildir. Burası Beşiktaş, ilkeleriyle yönetilen bir kulüp. “VAN PERSIE BEŞİKTAŞ’TA ÖYLE YAPMAZDI” Mesela van Persie ile biz Fenerbahçe’den evvel Beşiktaş’a transfer etmek için görüşmüştük. Van Persie Beşiktaş’ta oynuyor olsaydı, biz o gün onu transfer etmiş olsaydık Beşiktaş’ta o hareketleri yapar mıydı? Yapmazdı. Bizim kulüp kültürümüzde öyle şeyler yok. Zamanında Pascal yaptı, cezası verildi, sözleşmesi feshedildi. Ki, Pascal sembol olmuş bir oyuncuydu. Burası iyi bir ailedir. Bizi seyredenler de, rakiplerimiz de olsa iyi şeyler görsün. Bakmayın fanatizm vardır, her kulüpte vardır. Fenerbahçe’nin de fanatik taraftarı vardır, gözünde bir perde vardır, Beşiktaş’ta da vardır bunlar. Ama normal bir sporsever olarak maçıseyredenler Beşiktaş’ı saygı duuyulan bir kulüp olarak görüyorlar bence. - Dursun (Özbek) Başkan çok ağır bir açıklama yaptı. Bu maç niye pazartesi gününe alındı diye… “Yıldırım Demirören Federasyon Başkanı oldu, ben Beşiktaş’a başkan oldum. 2012 mart ayı… 5 sene geçmiş. Her sene üç kupa vardır; Lig Kupası, Türkiye Kupası ve Süper Kupa. Üç kupa çarpı 5 sene, 15 kupa yapar. Bu 15 kupanın içinde Beşiktaş 1 tanesini almış, geçen seneki şampiyonluk kupası. 14 tane kupayı da Galatasaray, Fenerbahçe ve Bursaspor almış. “15 KUPADAN SADECE BİRİNİ ALMIŞIZ…” Şimdi burada Yıldırım Demirören var. Ya bir tane Beşiktaş hakkıyla, herkesin kabul ettiği şekilde bir şampiyonluk elde etmiş. Rakiplerimizin de saygı duyarak kabul ettiği bir şampiyonluk almışız. Şimdi Yıldırım Demirören öyle demiş de falan, bunlar ayıp şeyler. Daha evvelki kupalar neydi? Şimdi Galatasaray niye pazartesi oynuyoruz diyor. Ben de aynı soruyu soruyorum, ‘Geçen sene olimpiyat stadında Galatasaray’la oynarken o zaman niye itiraz etmediler?’ Maç pazartesiydi… “BÜTÜN MAÇLARIMIZI PAZARTESİ OYNUYORUZ” Biz sezon başından bu yana bütün maçlarımızı pazartesi oynuyoruz. Aziz Bey ‘Niye Beşiktaş başka günde oynuyor?’ dedi, federasyon da pazartesiye koydu. Biz de pazartesi oynuyoruz. Bazen hoca da kızar böyle şeylere, bizim maçımızı niye oraya verdiler, buraya verdiler diye.. Ben de Şenol Hoca’ya da söylüyorum, bize gıcıklık olsun diye yapmıyorlar ki, ellerinde bir sistem var, ona göre yapıyorlar. Çarşamba günü Fenerbahçe’nin maçı var, perşembe Beşiktaş maçı var Fenerbahçe’nin maçını pazara vermişler, Galatasaray-Beşiktaş maçını da pazartesiye vermişler. Pazartesi oynasak ne olacak, pazar oynasak ne olacak? Şimdi Galatasaray stadı dolmayacak mı, dolacaktır, full oynanacak. Galatasaray gibi bir kulübe yakışmaz. Beşiktaş bir gün dinlense ne olur, dinlenmese ne olur. “GALATASARAY MAÇA YENİK Mİ BAŞLAYACAK?” Böyle ucuz hesaplar büyük camialara yakışacak şöyler değil Beşiktaş bir gün dinlense ne olur, dinlenmese ne olur? Bir gün az dinlense Galatasaray kesin yenecek diye bir durum var mı? Veya Beşiktaş bir gün fazla dinlendi diye Beşiktaş yenecek diye bir durum var mı? Yani şimdi Galatasaray maça yenik mi başlayacak? Galatasaray yeni teknik direktörleri ile elinden geleni en yüksek şekilde yapmaya gayret edecektir. Yoksa Beşiktaş bir gün fazla dinlendi yanıyoruz mu diyecektir. Bunu bir yere mazeret etmek büyük camialara yakışacak şeyler değil. “ÖZBEK TARAFTAR BASKISI İLE KONUŞTU” Dursun Özbek’i çok severim. Koca bir camianın başkanı. Sıkıntılı bir hoca değişikliğine gittiler. Yeni bir hoca geldi. Taraftarları hep başarıya alışmış ve başarı isteyen büyük bir camia. Orada taraftar baskısı olur. Ama ben şunu doğru bulmam; taraftar baskısından dolayı açıklama yapılmasını doğru bulmam. Ama doğru bulmadığım gibi bazen biz de kendi camiamız açısından reaksiyon vermek zorunda kaldığımız oluyor mu oluyor? Onu doğru bulmam da biz yapmadık mı, yaptık. Çünkü bazen hakikaten öyle durumlar karşısında kalıyorsunuz. Haksızlıklar da oluyor. Ama şuna inanıyorum ki, ben Dursun başkanın da inandığını düşünüyorum, Galatasaray’ın maçlarını çok takip etmiyorum açıkçası, seyrettiğim oluyor ama böyle oturup Galatasaray ne oldu diye seyretmiyorum. “İŞLER YOLUNDAYSA SIKINTI YOK” Beşiktaş’ta da Fenerbahçe’de de oluyordur. Sezon başında hatırlıyorum, Trabzon, Kayseri, Başakşehir.. Şimdi Trabzon mesela iyi bir çıkış yakaladı, hakemlerle alakalı bir şey söylemiyor. Yani zaten sıkıntı burada, işler yolunda giderken sıkıntı yok. Bugün Londra’ya gidiyorum, kızım orada okuyor. Biraz da işlerim var. Yetişebilirsem gideceğim, yetişemezsem Ahmet Nur Çebi gidecek. Ben Galatasaray’ın stadındaki maçların hemen hepsine gittim. Galatasaray yönetimi de her seferinde bizi çok iyi karşılamıştır. Tabii Dursun Beyle maçı yan yana izleriz.” - Sözleşmesini uzattığınız futbolcular oldu, bu kervana Atiba’nın da katılma ihtimali var mı? “Atiba’nın zaten bu sezon başında sözleşmesini uzattık biz. 2+1’i var. Zaten devam eden bir sözleşmesi var. “ATİBA ASRIN TRANSFERİ” Atiba asrın transferi gibi transfer. Hele o oğluyla Beşiktaş camiasının birleşmesi… Maskot gibi oldu. Dün gördüm Atiba’yı, oğlu var Noah, ‘Görenler artık senin oğlunun babası gibi görüyorlar’ dedim. Öyle sempatik ve seviliyor. Atiba da hakikaten müthiş bir profesyonel, çok da düzgün bir karakter. Beşiktaş’ın tarihine, müzesine altın harflerle yazılacak bir oyuncu olacak. O da burada mutlu, biz de onunla olmaktan çok mutluyuz.”