Rüştü Reçber: Bu evlilik uzun sürmez!'

ABONE OL

Spor yazarları Kosova maçının ardından Milli Takım'ın son durumu yazdılar

Spor yazarları Kosova maçının ardından Milli Takım'ın son durumu yazdılar. En çarpıcı yorum Hürriyet'ten Rüştü Reçber'den geldi.. Bu evlilik çok uzun sürmez!

İşte spor yazarlarının dün geceki maça yönelik yorumları...

ŞANSAL BÜYÜKA - MİLLİYET

Barışma, kucaklaşma, ayağa kalkma ve ilk galibiyeti alma adına önemli bir fırsat, önemli bir şanstı. Zaten bütün bunları kazanmak adına, karşınıza bir rakip ısmarlasanız, herhalde birkaç ekiple birlikte Kosova’yı seçerdiniz. Bu fikstür şansını  iyi kullandık.

Ancak bu gruptan çıkıp, finallere gitmek istiyorsak, ölçüyü henüz ağzı süt kokan Kosova ve benzeri takımlara göre değil, grubun “ağır abilerine” göre koymak gerekiyor. Hırvatistan’a, İzlanda’ya, hatta Ukrayna’ya göre...

Ama kabul edelim ki, bu galibiyet gecesinde çok şey kazanmamıza rağmen hem yıldızlar, hem takım oyunu adına “ağır abilere” kafa tutacak bir mücadele ortaya koyamadık, futbolun kalitesini o noktaya taşıyamadık. Neyse, bundan sonrası Finlandi’ya, bir sonrası gene Kosova maçı... Umarım, bu maçlarla hem puanımızı, hem futbolumuzu geliştiririz.

İşin sevindirici olan yanlarına bakalım: Burak Yılmaz iyi bir geri dönüş yaptı. Maç boyu yeteri kadar pas alamamış ve beslenememiş olsa bile, attığı golde önünü açışı, Volkan Şen golü öncesi zor pozisyona rağmen etkili bir vuruş yapması, “Çin malı” olmadığını, Türk futbolunun halen bir numaralı golcüsü olduğunu açık şekilde ortaya koydu.

VOLKAN ŞEN FARKI

Volkan Şen, rakip savunma duvarına “intihar komandosu” gibi dalışlar yaptı. Hızlı atak geliştirdi, çok rahat adam eksiltti, ceza alanına iyi toplar çıkarttı, en önemlisi rakip savunma anlayışının yerleşik düzenini hareketli oyunuyla “darmadağın” etti.

Mehmet Topal, Türk futbolunun artık klasiği oldu. Kusursuza yakın oynadı. Defansif anlayışının yanında, belki rakibin de zayıflığından olacak her fırsatta öne çıktı, bir topu da direkten döndü.

Elbette “acaba” dediğimiz şeyler de var. Rakibin bu kadar hızlı, bu kadar kolay hücum edip, önemli pozisyonlar bulması “nasıl olsa yeneriz, nasıl olsa atamazlar” boşvermişliğinin sonucu muydu acaba?

Orta sahanın bu “buyrun geçin”  anlayışı, Kosova maçını kaldırır da, sıkleti daha ağır takımlarla oynadığımız maçları kaldırır mı? Hepimiz biliyoruz ki, asla kaldırmaz.

Gecenin üzüldüğüm tek şeyi oldu. Türk futbolunun son yıllardaki  en istikrarlı ve başarılı stoperi Yalçın Ayhan nihayet milli takıma çağırıldı ama nihayet milli olma şansını gene yakalayamadı. “Bir başka bahara” diyeceğim ama yaşı artık ilerleyen Yalçın Ayhan da başka baharları bekleyecek güç ve moral kaldı mı onu bilemiyorum.

Kosova galibiyeti için son sözüm şu; Yetmez ama evet...

RÜŞTÜ REÇBER - HÜRRİYET

MAÇ öncesi adetim değildir bir yazı yazayım da konuşulsun diye. 

Maç sonrası yazmak bence en güzeli oluyor. 

Dün akşam Kosova maçını oynadık. Dikkatimi çekenleri de sizlerle paylaşmak istedim. 

90 dakika öncesi seremonide, kimilerine göre affedilen, bana göre itibari iade edilen, futbolcuların yüzlerine baktığımda mutsuzluk ve üzüntünün bir arada olduğu ifadeler gördüm. 

Kolay değil. İki ay önce şu anda saha kenarında olan hocaları tarafından ağır ithamlarda bulunularak kadro dışı bırakılmışlardı. Ve kendi başarısızlığını bu gencecik çocuklara yüklemiş biriyle tekrar aynı ortamda bulunmanın verdiği ızdırabı tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok.   

NE DÜŞÜNDÜ?   

Neyse hiçbir şey olmamış gi