Hakemler niye kart göstermiyor anlamıyorum
Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen’in ilk yarının sonundaki açıklamaları şöyle: Fenerbahçe’nin temposunda, arzusunda, hırsında problem yok
05 Mart 2017 - 13:25
Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen’in ilk yarının sonundaki açıklamaları şöyle: Fenerbahçe’nin temposunda, arzusunda, hırsında problem yok. Üretkenlikte sorun var. Hücum ve savunma diye ikiye ayrılmış takım. Alper solda.. Orta saha olarak kanat olmadığı için. Önemli tek silah Lens. Osmanlı bu ligin en sürpriz olmayacak, her sonucu alacak takımı. Her yerde her takımı yenebilecek bir takım. Maçın oyun kalitesi düşük ama iki takım da bir puana razı gibi değil. Kulübede 4 hücum oyuncusu var. Sow, Volkan, Aatif ve Van Persie. Sahada 4 tane orta saha var. Osmanlıspor ikinci yarıda skora göre değişiklik yapacak. Fenerbahçe'de Alper veya Josef çıkıp, Moussa Sow oyuna girebilir. Lens ve Pinto tedbirli oynamıyor, biri kırmızı kart görebilir. Anlamıyorum, maçın 1. 3. 10. dakikasına kadar kart çıkarmak yasak Türkiye’de sanki. Mesela Lens çekti oyuncuyu. Niye kart vermezler. Veya Osmanlıspor’dan bir oyuncu. Hakem kart neden göstermiyor anlamıyorum. Lens babasına üzülüyordur. Toprağı bol olsun. Bazı insanlar yapamaz. Bu konuda yorum yapmayayım. İki takımın da ikinci yarıya başlarken değişiklik yapacağını düşünmüyorum Alper veya Souza’dan biri çıkarıp, Sow’u koyabilir hoca. Osmanlı böyle devam eder. Hoca Webo’yu almaz, çünkü çabuk çıkamaz o zaman. Usta yorumcunun karşılaşma sonundaki değerlendirmeleri ise şöyle: Mehmet elle aldı topu. İkinci sarıdan atılabilirdi. Şimdi Göksel Gümüşdağ’a hak veriyorum. Bugün video hakem uygulaması olsa bakardı hakem. Net sağ elle yumuşatıyor, vuruyor, gol oluyor. Osmanlılar ‘el’ dedi. Daha vuruş yapmadan önce. Maçı üçe ayırıyorum. Birincisi. İki takım çok mücadeleci oyun ortaya koymasa da takdirle karşılanacak şekilde mücadele ettiler. Fenerbahçe ikinci yarıda oyunu rakip alana yıktı. Pozisyon buldu. Eleştirdiğimiz teknik direktör, 4-2-4’e geçeyim dedi. Ama şanssızlık yaşadı. Kjaer sakatlanınca iki orta saha oyuncusu zayıf kaldı. Josef yoruldu. İkinci bölüm. Rulet oynanmaya başladı. İki takım da gol atabilirdi. Son bölümde çirkin bir tablo vardı. Ofsayta düşmemek için. Sertlikler, tokatlaşmalar başladı. Futbolun doğrularının olmadığı son dakikalar oldu. Fenerbahçe de “kaybedersem kaybedeyim” dedi. Kayseri deplasmanı dışında Fenerbahçe’nin kimseye fazla gol attığı yoktu. Gol yüzdesi çok düşük. Koşuyor, mücadele ediyor ama ön tarafta oyuncu kalmadı. Lens’in dışında. Arayışlara girdi hoca. Topu kazanıyor Osmanlıspor orta alanda. Fenerbahçeliler kendi yarı alanının ortasındalar. Bu da rakibi boğmanı engelliyor. Fenerbahçe’nin seri yaptığı yıllarda bekler hep öndeydi. Şampiyonluk yarışından kopmalarına rağmen iyi mücadele ediyorlar yine de. Lens günün en istekli, en iyi oyuncuydu. Koştu, top kesti, defansa geldi. Ama Fenerbahçe santrforu 2-3 defa topla buluştu. Hoca çok radikal kararlar alabilir. Forvet arkasından defansa oyuncu yerleştirebilir. Fenerbahçe puan da kaybedebilir. Artık risk alma dönemi. İkinci olma şansın var. Fenerbahçe’nin rakiplerinin de ciddi maçları var. Başakşehir mesela. Fenerbahçe nefes aldı. Perşembe-Pazar iki maçı da kazanması hem de gol yemeden. Önümüzdeki yıl için önemli artı ve eksiklerin maçları oynuyor. Çünkü kupa devam ediyor ama turu geçmişler. Kupada büyük rakibi kalmamış. Üçüncü durum… Hakemin devreye girip maçı Fenerbahçe’ye yazması. Video uygulanacaksa, bu tür pozisyonlarda devamlı bakılacaksa çok kötü olur. Futbol kültürümüzde çok istismar olacağını düşünüyorum. Fransa’da, Premier Lig’de kullanılmıyor. Bundan sonra konuşacağımız konu Fenerbahçe’nin önümüzdeki yıllarla ilgili. Önümüzdeki yıl Galatasaray’ın durumunu bilmiyoruz. Transfer yasağının durumunu bilmiyoruz. Fenerbahçe’de de şeffaf durum yok. Devre arasında yaptığını yapacak, oyuncu satacak. Transfer yapamama durumu yüksek. Bonservisle oyuncu alırlar mı bilemiyoruz. Önümüzdeki yıl teknik direktör kararını şimdiden cebine koyacak yönetim. Bu takımı tanıyan biri olma şart bir kere. Bu takım liderin 12 puan gerisinde. Türkiye’yi tanıyan bir hoca olmalı. Ben Aykut hoca diyorum sanılabilir ama.. Hemen başlanması lazım hoca konusuna. Önümüzdeki yıl 5-6 oyuncu görmeyeceğiz bu takımdan. Kupon oyuncular alınacak. İki üç oyuncu alıp, bu kadroyu koruyacak. Cebe Fabiano’yu koyacaksın. Mahcup etmez seni. Kaleci transferine gerek yok. Takımı rakip alana taşıyacak bir teknik adam, oyuncu transferi yapılacak. Eğer Advocaat ile devam edilecekse, hocanın da mutlak kafasında isimler vardır. Başka biri gelecekse, bu ligi ezbere bilmeli. Eskiden çalışmış yabancı da olabilir. Aykut Kocaman doğru tercih olur. Oynattığı oyun bazılarını tatmin etmese de kulübü çok iyi tanıyor takımı tanıyor. Şener’i, Hasan’ı. Bu tür stoperlere bayılır. Ofansif yönü yüksek. 3 santrforla oynuyordu. Hollandalı kalacaksa da ne yapacaklar bakacaklar. Ozan, Alper Mehmet, Josef.. Kenar orta oyuncun yok. Fenerbahçeliler seneye bambaşka bir takım göremezler. Beşiktaş kabuk değiştirdi ama sisteme uydurdu. Oyuncu ile birlikte Advocaat’ı getirseydi yanmıştı Beşiktaş. Stil değiştirmesi gerekirdi. Görünün o ki önümüzdeki yıl acayip bir kadro değişimi göremeyeceğiz Fenerbahçe’de. Kulüp sahipsiz kalmaz. Fenerbahçe milli kütüphane gibi. Çok az seyirciye oynuyorsa, yönetim ve başkan çok sağlıklı düşünerek tarama yapacak. Mayıs sonunda hocan da yardımcısı da, planlama da, oyuncular da hazır olacak. Bu yıl iyi izlesinler alsınlar. Ali Koç bey çok önemli Fenerbahçelidir. Fakat tüm zengin Fenerbahçeliler gelse de bir araya transfer yapamıyorsun. Fenerbahçeliler bu seneki 8 futbolcuyu görecek yine.






