Adebayor: Tanrı beni kutsadı

Metz, Monaco, Arsenal, Manchester City, Real Madrid, Tottenham, Crystal Palace gibi dünyanın sayılı kulüplerinde forma giyen Başakşehir’in yıldızı Emmanuel Adebayor, futbol hayatıyla ilgili birçok kon

Adebayor: Tanrı beni kutsadı
01 Mayıs 2017 - 16:37

Metz, Monaco, Arsenal, Manchester City, Real Madrid, Tottenham, Crystal Palace gibi dünyanın sayılı kulüplerinde forma giyen Başakşehir’in yıldızı Emmanuel Adebayor, futbol hayatıyla ilgili birçok konuda Futbol Federasyonu'nun dergisi TamSaha'ya açıklamalarda bulundu. Yıldız oyuncunun dergiye verdiği röportajdan kesitler şöyle:   “Togo'da yaşadığım yer deniz kenarındaydı.  Afrika'daki çocuklar olarak bizler çok erken yaşta futbolla tanışırız. Şansıma benim de sürekli dörde dört, beşe beş kumsalda maç yapabileceğim arkadaşlarım vardı” AMCASINI DİNLEDİ “Amcam profesyonel bir futbolcuydu. Metz'de oynadı. Yıllar sonra onun ayak izlerini takip ettim ve ben de o takımda oynadım. Beni topla oynarken gördüğünde, ‘Benim daha önce yetiştiğim kulübe git ve eğitim al’ dedi. Ben de gittim” “METZ GÜNLERİ ZORDU” 15 yaşındaki bir çocuk Afrika'nın bağrından kopuyor, Fransa'nın kuzeyine geliyor. Afrika'nın güneşini, kumlarını geride bırakıp, daha da soğuk olan Fransa'nın kuzeyine geliyor. Bambaşka bir kültür, bir ülke ve bambaşka insanlar. Metz günleri benim için zordu” “NONDA AĞABEYİMDİR” “Monaco'da Giuly, Morientes, Nonda gibi büyük isimlerle idman sahasını paylaşmak bambaşka bir duyguydu. Morientes'ten beni hava toplarına çalıştırması için özellikle ricada bulunurdum. Shabani Nonda bana çok yardımcı oldu. Halen çok sevdiğim bir ağabeyimdir” “KAHRAMANIM KANU” “Çocukluk kahramanım Nijeryalı Kanu'ydu. Millî takımda 4 numarayı giydiği için ben de Togo'da aynı numaralı formayı giyiyorum. O ayrıldıktan sonra Arsenal'e geldim ve onun boşalttığı 25 numaralı formayı aldım. Benim için böyle de bir anısı var. Çünkü çocukluk kahramanımın boşalttığı yeri doldurdum” “ONURU BİR KITA VERDİ” “Afrika'da yılın futbolcusu seçildiğimde Tanrı tarafından kutsandığımı hissettim. Togo'nun sokaklarından çıkmış bir çocuk 10 sene sonra bunu gerçekleştiriyor. Çok özel bir andı. Takdir edersiniz ki bu oyu veren de Togolular değil, koskoca bir kıtanın insanlarıydı” “CİTY’DE ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM” “Bir futbolcu, bir kulübe gittiği zaman sahip olduklarını o kulübe vermeli evet ama o kulüpten de bir şeyler öğrenmeli. Ben Manchester City'de çok şey öğrendiğime inanıyorum. Orada futbolun efsane diyebileceğimiz isimleriyle oynadım. Hepsinden bir şeyler öğrenmek benim için büyük bir keyifti” “HENRY EFSANE” Arsenal günlerimde bir efsanenin bana bir tavsiyesi vardı. O bana hep, "Emmanuel futbolda bir sır yoktur. Futbolun en büyük sırrı çok çalışmaktır" derdi. Bunu söyleyen Thierry Henry'ydi. Onun tavsiyelerine uydum. Orada da çok sıkı çalışmaya devam ettim” “TANRIYA ŞÜKREDİYORUM” “Bir otobüstesiniz ve üzerinize kurşunlar yağıyor. Kişisel asistanım kollarımda can verdi. Hayat bir kurşun uzaklığındaydı. O günden sonra şunu fark ettim. İster zengin, ister fakir ol, en iyisi sağlıklı olmak. Ben her gün Tanrı'ya şükrediyorum. Belki de o yüzden beni sürekli gülen yüzümle görüyorsunuz” “SAİDOU İLE KONUŞTUM” Afrika Kupası'ndan sonra gelen teklifleri süzgeçten geçirdim. Ama en belirleyici olan, Alioum Saidou ile yaptığım görüşmeydi. Saidou bana kulübün plan ve projelerini, nasıl bir evrim geçirdiğini anlattı. Başakşehir'e gelmemle beraber gülümseyen yüzümü herkes görmeye başladı” “AVCI DEĞER VEREN BİR İNSAN” Abdullah Hoca diyaloğa çok açık. Bazı hocalar kendisini kapatır, "Benim dediğim doğru" prensibini savunur. Ama Abdullah Hoca sürekli ‘takımı nasıl geliştirebiliriz’ sorusunu soruyor. Oynadığımız futbolu dünya futboluna entegre etmeye çalışan, insanların tavsiyelerini dinleyen, değer veren bir hoca”