Yaptık.. Yine yapabiliriz!

Feyenoord galibiyeti ile grup lideri olduk

Yaptık.. Yine yapabiliriz!
07 Ekim 2016 - 09:00
Feyenoord galibiyeti ile grup lideri olduk.. Biz de Fenerbahçe olarak büyük bir takımız. 2012-2013’de yaptığımızı bir kez daha yapmak istiyoruz 

Fenerbahçe Gazetesi'nin 154. sayısında yer alan Moussa Sow röportajı şöyle:
"Moussa Sow:  “Fenerbahçe formasına saygı göstermek zorundayız…”

Bazı insanlar için “aidiyet duygusu” çok farklı şekilde algılanır..Bu duygu her şeyin ötesinde bir anlam taşır onlar için.. Hatta paranın da çok ötesinde..

Fenerbahçetaraftarlarının sevgilisi Senagelli futbolcu Moussa Sow sözünü ettiğimiz bu kimliğin en belirgin örneğidir.. Üç sezon birlikte olduğu Fenerbahçe’den dostça ayrıldıktan sonra gittiği Dubai’de kazandığı büyük paraya rağmen, Sarı-lacivertli taraftarların kulaklarında çınlayan “Musa…Musa..Musa..Musa.” tezahüratını özleyerek tekrar İstanbul’a dönmeyi bizzat kendisi arzulamıştı..

Hem de parasal açıdan önemli ölçüde fedakarlık yaparak..

Halbuki, 19.Ocak 1986 Nantes  doğumlu Senegal asıllı futbolcu Sow,  ünlü Lille takımında 51 maçta 26 gol attığı 2010-11 sezonu sonunda Fenerbahçe’ye yüklü bir bonservis ücreti ödenerek transfer edilmişti..

Kısa süre içinde özverili, sempatik ve gayretli futbolu ile sivrilmiş, o taraftarları, tribündekiler de onu benimseyerek çok sevmişlerdi..

Aslında kimsenin tribünleri kandırması mümkün değildi..Onlar kimin iyi niyetli, kimin sahada “idare-i maslahattan” koşuşturduğun hemen farkına varır..Bu hep olagelmiştir. Futbolcu sadece kendisini kandırır..

İşte bu gönülden bağ sonucu, Fenerbahçe’yi, taraftarları özleyen Moussa Sow bu transferin son günlerinde, kiralık olsa bile tekrar Sarı-lacivertli forması ile taraftarlarına kavuştu..

İlk çocuğu Sarah’a 2013 yılında İstanbul’da kavuşan Sow, şimdi de eşi Aissa ile birlikte ikinci yavrularını bekliyorlar..

Onlar bekliye dursunlar, biz de Sow ile sohbetimize başlayalım:

Fenerbahçe’ye 2012 senesinin ocak ayında gelmiştin ve burada oldukça başarılı sezonlar geçirdin, şampiyonluk ve kupalar kazandın. Sonrasında, geçen sezon başında Fenerbahçe’den ayrılıp AL-AHLİ takımına gittin . Şimdi tekrar Fenerbahçe’desin, bize bu süreçleri özetler misin?

“Öncelikle Fenerbahçe’ye dönmek benim için bir keyif. Sizin de söylediğiniz gibi, Fenerbahçe’de kupalar kazandım. Geçen sezon herkesin de gördüğü  gibi Birleşik Arap Emirliklerine transfer oldum. Al-AHLİ’de iyi bir sezon geçirdim. Orada da kupa kazandım, şampiyon oldum. Ama Fenerbahçe özlemi içimdeydi..Başka kulüplerden, hatta Beşiktaş’tan da teklifler aldım. Ancak Fenerbahçe her zaman benim için özlem duyduğum kulüptü.

Kulübüme sordum;’ Fenerbahçe’ye kiralık gidebilir miyim?’ diye. Bunun mümkün olduğunu görünce, Fenerbahçe’nin de bana ilgisi olunca hiç düşünmedim buraya geldim. İyi ki de gelmişim..”

Fransa ligi, Türkiye ligi ve de Birleşip Arap liglerinde oynadın. Bu 3 ligi değerlendirdiğinde arada ne gibi fark ve  de benzerlikler var?

“Fransa’dan başlayayım. Futbola Fransa’da başladım. Bana göre çok iyi bir lig, çok zor bir lig.. Fransa’ya gelen yabancı oyuncular bile, Fransa’ya ligin çok karmaşık, çok zorlu bir lig olduğunu söylüyorlar  ki, bu çok doğru. Sonra da Türkiye’ye geldim.

Burası da kolay olmayan bir lig. Fenerbahçe’de, büyük bir kulüpteyiz ve her sene şampiyonluk için mücadele ediyoruz.  Fenerbahçe’de bu durum her zaman böyle olmuştur. Hedefte olan bir kulübüz ve hiç