ALTAN TANRIKULU

ALTAN TANRIKULU


Şenol Güneş'e o soruyu 80 milyon sordu

21 Haziran 2021 - 00:46 - Güncelleme: 21 Haziran 2021 - 11:52

Macaristan, Fransa karşısında ilk yarının son anlarında gol buldu.. Belki de turnuvanın en büyük şampiyonluk adayı karşısında, fark yemesi beklenen bir takım öne geçmişti.. Devre böyle bitti. Kanal değiştirdim ve TRTSpor'a geçtim.. Baktım Şenol Güneş'in canlı yayını var.. Basın toplantısı.. Dinlemeye başladım.

Şenol Hoca aynen şunları söyledi: "İtalya karşısında bizden çok büyük şeyler beklediler ve baskı altına aldılar..."

Turnuva bizim için bitti.. Ve çok üzülerek yazıyorum, sadece bizim için bitti.. diğer 23 takımın bugün itibariyle şansı devam ediyor.

Ve Macarlar son Dünya şampiyonu karşısında 1-0 öne geçerken bizim teknik direktörümüz İtalya maçından beklentisi olanları hedef tahtasına koyuyordu.

Aradaki fark basit.. Yavuz Sultan Selim'in deyimiyle: "Kaybetmekten korkan kaybeder.."

Şenol Güneş 1996'da şampiyonluk için beraberliğin yettiği ortamda kendi sahasında, üstelik 1-0 öndeyke Fenerbahçe'ye 2-1 yenilmişti.

2003'te finallere gitmemiz çok yakınken, Letonya karşısında 2-0 öne geçmişken yenilen 2 golü engelleyemedi.

Beşiktaş'ı çalıştırırken 3-0 önde kapadığı ilk yarının ardından, o sezon tarihinin en kötü sonuçlarından birini alan Fenerbahçe'yle 3-3 berabere kaldı.

Hollanda ve Norveç'i yendikten sonra, 3-1 öne geçtiği Letonya karşısında yine 3-3'e takıldı. Tüm bunlar tesadüf olamaz.. Bu tablonun ortaya koyduğu gerçek, çok iyi bir hücum şablonu olsa da Şenol Güneş'in takımları skoru tutmayı, özellikle de stres yönetiminin gerektiği ortamlarda başaramıyor.


Peki ya Dünya üçüncülüğü...

O takımın 9 oyuncusunun UEFA Kupası kazanan Galatasaray'dan geldiğini, Yıldıray Baştürk'ü, Rüştü'yü hatırladığımızda zaten başarının temeli de ortaya çıkıyor.

Maalesef Şenol Güneş'in en büyük kusurlarından biri sürekli olarak konuşması, çok şey anlatıp gerçek soruların yanıtlarını vermemesi.

Biz neden Enes'e mahkum kaldık da Adem Büyük veya Serdar Dursun'u Azerbaycan, Gine, Moldova karşısında denemedik?

Biz neden Fransa maçlarının en iyilerinden Mahmut'u görmezden geldik 26 kişilik kadro için?

Biz neden kontrada Süper Lig'in en iyilerinden Halil Akbunar'ı aday kadroya çağırıp sonra çıkarttık?

Biz neden Süper Lig'de şampiyonu değiştiren golü atan Adem Büyük'ü, Şampiyonlar Ligi'nde golle buluşmasına ve daha önce Milli Takım'da gol atmış olmasına karşın tercih etmedik?

Biz neden bu kadar üst düzey bir turnuvada Bundesliga 2'den ve Ligue 2'den iki oyuncuyu onbirimize koyarak güçlü forvetlerin karşısına çıktık?

Biz neden Samatta - Cissi - Ademi gibi santraforların olduğu bir forvete bile 10 asist yapmış Caner'i kadroya almayarak Burak'ı cezalandırdık?

Şenol Güneş neden aday kadroyu canlı yayında ilk açıkladığı basın toplantısında; "Ben Trabzonsporlu'yum ama Beşiktaş için canımı veririm" dedi.

Biz neden hiç Taylan'a, Kerem'e şans vermedik de, golü atmadan 30 saniye önce İrfan Can'ı çıkartmak için hamle yaptık?

Sorular böyle uzayıp gidiyor.

Açıkçası tüm rakipler tarafından çok kolay analiz edilen ve önlem alınan bir takımız ve hiçbir oyun içi stratejimiz yok.

Örneğin rakipler bu kadar Burak'ı dar alana mahkum ederken, Kenan'ı yedek bırakıp başka bir taktiğin peşine düşmedik.. Burak'ı sola çekip, Halil'i santrfora koyarak rakiplerin beklemediği bir hamle yapabilirdik.. Burak da Hollanda karşısında olduğu gibi daha geniş alanda topla buluşup şut atma imkanı bulabilirdi.

Şenol Güneş tam anlamıyla sınıfta kalan bir görüntü çizdi.. Ve bu görüntüyü ısrarla basın toplantısında da sürdürerek, kendisine tüm ülkenin merak ettiği soruları, çok da medeni şekilde soran gazetecileri tersledi.

1 Eylül'de Karadağ, 4 Eylül'de Cebelitarık ve 9 Eylül'de Hollanda ile oynayacağız.. Ya bu 3 maçta iki yenilgi birden alır ve Dünya Kupası finallerine katılma yolunda da yaralanırsak..
Tüm Türkiye Milli Takımı'nın ayağa kalkmasını, silkinmesini ve hak edenin forma giymesini bekliyor artık.

Şenol Güneş hakkaniyetli seçimler yapacaksa işine devam etsin.. Ama "Şu takımı tutuyorum, bu takım için canımı veririm" diyerek, duygusal tercihlerde bulunacaksa o koltuğu bıraksın.

Çünkü orası, bir-iki kulübün değil, 80 milyonun koltuğu. Çünkü Şenol Güneş'e maç sonu Mehmet Özcan'ın sorduğu soruyu, bir gazeteci değil, tüm Türkiye sordu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum