Bacary Sagna: Bir depresyon hikayesi

Arsenal ve Manchester City ile yıldızı parlayan Bacary Sagne, depresyonun futbolu ve hayatı üzerine ciddi etkileri olduğunu anlattı. Sagna'nın Arsenal'in resmi internet sitesine verdiği röportajdan dikkat çeken kesitleri derledik.

Bacary Sagna: Bir depresyon hikayesi
01 Haziran 2020 - 09:37 - Güncelleme: 01 Haziran 2020 - 11:58

Kariyerinde Arsenal ve Manchester City ile sayısız Premier Lig maçına çıkan Bacary Sagna, depresyonun kendisi üzerindeki etkilerine dair çarpıcı itiraflarda bulundu.

Arsenal’de yıldızı parlayan ardından Manchester City’de forma giyen Fransız sağ bek Bacary Sagna, Arsenal’in internet sitesine verdiği röportajda girdiği depresyonda neler yaşadığını içten sözlerle anlattı.

İşte Bacary Sagna’nın ağzından o zor günler…

Eğer kafam rahat olabilseydi kariyerimde çok daha iyi şeyler yapabilirdim. Arsenal ve Fransa için ne yaptıysam yapayım daha da iyisini yapabilirdim…

Cenazeye gitmek yerine maça çıktım

Her şey 2008’in Şubat ayında başladı. Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Milan ile karşılaşacağımız rövanş maçının bir hafta öncesinde hiç beklenmedik bir şekilde abimi kaybettim. Cenazesi Senegal’deydi ama ben gitmedim. Onun yerine Arsenal ile Milan maçına çıktım.

Arsene Wenger bana oyna demedi, kararı sadece bana bıraktı. Benim kararıma saygı duyacağını söyledi. Ben de o gün takımımı yüz üstü bırakamazdım. Özel hayatı ve işi ayırmam gerektiğini düşündüm ve maça çıktım. Ancak bir ay sonra hayat çok daha zorlaştı…

'Tam her şey iyi olacak derken!'

Chelsea ile oynuyorduk ve o Chelsea takımı ligin en iyilerinden birisiydi. Stamford Bridge’de oynanan maçta Arsenal ile ilk golümü attım. Golden sonra duygu patlaması yaşıyordum ama ardından pas verirken bir şeylerin ters gittiğini hissettim. Topu verirken kayıp düştüğümü hatırlıyorum. Bağlarımı koparttığımı düşündüm. Oynamaya devam etmek istedim ama 5 dakika sonra ayakta kalacak durumumun olmadığını gördüm. Oyundan çıktıktan iki dakika sonra da gol yedik.

Düşünsenize Arsenal ile ilk golünüzü atıyorsunuz, Chelsea’yi deplasmanda yenip her şeyin rayına oturacağını hissediyorsunuz ve ardından sakatlanıyorsunuz, puan kaybediyorsunuz ve tüm sezonunuz iptal oluyor.

'Robot gibiydim, ne yaptığımı bilmiyordum'

Geri döndüğümde ise her şey ağır çekim gibiydi. Odaklanmakta sorun yaşıyordum ve hatalar yapıyordum. Kendimde olmadığımın farkındaydım ve daha iyisini yapabileceğimi düşünüyordum. Kafamda neler yapmam gerektiğini biliyordum ama vücudum buna izin vermiyordu. Bazı günler kendimi bir robot olarak hissediyordum. Mesela bazen kayarak müdahalede bulunuyordum ama bunu neden yaptığımı bilmiyordum.

'Hayatım boyunca kimseden yardım istememiştim'

Kimseyle konuşmadım. Beni bilenler zaten sessiz bir insan olduğumu bilirler. Duygularımı yansıtmakta iyi değilimdir. Hayatımda da kimseden bunun için yardım istememiştim. Takım arkadaşlarım bende bir sorun olduğunu fark etti, zaten sürekli beraber yaşıyorduk. Beni güldürmeye çalışıyorlardı. Gael Clichy benimle çok ilgilendi. Onunla çok yakındık. O takımdaki herkes için hala minnettarım. Futbolcusundan teknik direktörüne herkes çok iyi insanlardı. Ama dediğim gibi hayatım boyunca kimseden yardım istememiştim. Burada da devreye kulübün psikoloğu Neil devreye girdi.

Bir maç öncesinde çok iyi hatırlıyorum. Konuşmayı aynen aktarıyorum:

Neil: ‘’Bac, seninle biraz konuşabilir miyiz?’’

Sagna: ‘’Evet, tabii ki.’’

Neil: ‘’Burada olduğunu ama aslında burada olmadığını fark ediyorum.’’

Sagna: ‘’Ne demek istiyorsun?’’

Neil: ‘’Seni bir süredir izliyorum ve kafanın başka bir yerde olduğunu görüyorum. Kafanın içinde neler var?’’

Konuştuk. Kendimi ona açtım. O da bana yardım etti. Hayatımda ilk kez birinden yardım istemiştim. O konuşmadan sonra artık kafamı kaldırıp devam etmem gerektiğini hissettim. Zevk alamazsam olduğum kişiden uzaklaşacağımı anladım. Kafamı kaldırdım ve sıkı çalışmaya başladım. Yavaş yavaş en iyi halime geldim. Kendime güvenim gelmiş, daha iyi futbol oynuyordum. Daha farklı düşünüyordum.

Futbol, benim için 90 dakika boyunca oynanan ve ardından biten bir oyundu. Bu 90 dakika dışında konuşmanın ne kadar önemli olduğunu da öğrenmiş oldum…


YORUMLAR

  • 0 Yorum